Kültür Sanat, Kültür Sanat Derneği
   
Müzik Bilgileri
   
Dış Duyurular
Türk Müziği Konservatuar'larında saz ve ses eğitimi alan öğrencilerin edindikleri teorik bilgileri, pratikte uygulamaları için derneğimizdeki çalışmalarımıza katılımlarını bekliyoruz.
Türk Sanat Müziği Notaları
Bestecilerimizin şarkılarını ve eserlerinin notalarını arşivimizde bulabilir,
Türk Sanat Müziği hakkında derlenmiş bilgilere, Makamlar ve Fasıllar hakkında dökümanlara sitemizden ulaşabilirsiniz.
Türk Müziği Bilgileri
   
 
ALİ RIFAT ÇAĞATAY
Ali Rıfat Bey'in baba tarafı "Leh" asıllıdır; 1867 yılında İstanbul'da doğdu. Babası piyade albayı Hasan Rıfat Bey'dir. Hasan Rıfat Bey'in dört çocuğu sırası ile şunlardır: Ali Rıfat Çağatay, edebiyatçı ve musikişinas Samih Rıfat, Muzaffer Rıfat ve Cevat Rıfat (Atilhan).Özel öğrenim görerek yetiştirildi; yüksek düzeyde Fransızca bilirdi. Arapça ve Farsça'ya da vakıftı. Musikimizin tanınmasına ve yaygınlaşmasına
büyük hizmetlerde bulunmuş ve çok öğrenci yetiştirmiş kimselerdendir. "Şark Musiki Cemiyeti"nde yöneticilik ve hocalık yaptı. Said Halim Paşa'nın hanende Nedim Bey'den dul kalan kızı Zehra Hanım'la evlenmiş, bir aile geleneği olarak evini bir musiki mahfili durumuna getirmişti. Eşi ile birlikte Avrupa'ya gittti; Zehra Hanım'ın Nice'de olümü üzerine İstanbul'a döndü.

Dönüşünden sonra "Türk Musikisi Ocağı'nı kurdu. Bundan sonra icrakarlığı bıraktı; yalnızca bestekarlıkla uğraştı. İsmail Hakkı Bey'in ölümünden sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı Tetkik ve Tasnif Heyeti üyesi oldu. Bu yıllarda Rauf Yekta Bey ve Ahmed Irsoy'la Türk Musikisi klasiklerinin yayınlanmasına hız verilmiştir. Ölünceye kadar bu görevde kaldı. Orta boylu, şişman bir kimse olan Ali Rıfat Bey 3 Mart 1935 tarihinde kalb hastalığından İstanbul'da öldü ve Kadıköyü mezarlığında toprağa verildi.

Musiki hayatının ilk dönemlerinde Udi Ali Rıfat adı ile tanınırdı. Ünlü ud yapımcısı Manol Usta kendisini davet eder, yaptığı udların goğsünü yapıştırmadan imza ettirir, bu imzalı udlar hemen satılırdı. Daha sonra kemençe, viyolonsel, tanbur çalmayı da öğrenen sanatkarın sesi güzeldi ve eserleri en doğru şekliyle bilirdi. Kızıltoprak'taki köşküne Ahmed Irsoy, Rauf Yekta Bey, Ziya Paşa, Hanende Hüsameddin, Hoca Ziya Bey, Leon Hancıyan, Udi Nevres Bey, Rahmi Bey, Nuri Duyguer, Dr. Hamid Hüsnü Bey, Kemal Niyazi Seyhun, Refik Fersan, Tanburl Cemil Bey'in yeğeni Hikmet Bey, daha sonraları Münir Nureddin Selcuk, kardeşi Samih Rıfat'ın oğlu tanburi Hatif Bey, Faize Ergin, Udi Hayriye Örs, Enise Can ve Fulya Akaydın kardeşler gibi ünlü sanatkarlar devam ederdi. Hemen hemen her akşam yapılan bu toplantılarda musiki icra edilir, bilimsel tartışmalar yapılırdı.

Klasik musikimizi iyi bilen Ali Rıfat Çağatay için Mesud Cemil, "Gayet esaslı, sağlam, temiz teknikli, makbul uslublu bir ud sanatkarıydı diyor. Bu sazda en başarılı öğrencisi Şerif Muhiddin Targan'dır. Targan'ın uddaki başarısını gördükten, kendini geçtiğini anladıktan sonra, öğrencisinin sanatına büyük bir saygı duyarak kapılarda karşılar, "Bu öğrencim beni fersah fersah geçti" dermiş.

Musikimize "Konser Musikisi" havasını vermeyi ilk kez düşünenlerdendir. 1920 yılında, Cemil Bey'in ölümünden dört yıl sonra, Cemil Bey'i anmak, hatırasını yaşatmak için, başkanı bulunduğu "Şark Musiki Cemiyeti"nin saz ve ses sanatkarlariyle bir konser hazırlamıştı. Bu konser için nihavend makamından "Zülfün görenlerin hep..." güfteli ağır semaiyi bestelemiş, koro yönetmiş, vi¬yolonsel çalmıştı. Bu koroyu aynı zamanda yüzü seyircilere dönük olarak yö-nettiği ve en cok kendi eserlerini okuttuğu için tenkit edilmisti. Geleneklere bağlı, fakat yeniliğe taraftar olduğu için bir yandan klasik okulun son ustalarını tanımaya çalılırken, diğer yandan da yeni bir anlayışla beste, nakış, semai, ilahi, durak, şarki gibi formlarda güzel eserler bestelemiştir. Suzidil, nihavend, dilkeşhaveran makamlarındaki besteleri, bestekarlıktaki kudret ve maharetini gösterir. Musikimizde bir saz eseri formu olan "Methal"i de ilk kullanan odur. Yeniliğe taraftar olması sebebi ile "çokseslilik" üzerinde durmuş, bazı denemeler yapmıştır. Bu konuda kontrbas, viyolonsel, piano, flüt'ü ilk kez kullanmıştır. ilk armoni denemesini Kemani Rıza Efendi'nin tahirbuselik peşrevi üzerinde yapmıştır. Mesud Cemil bununla ilgili bazı hatıralar naklediyor. Kızıltoprak'taki evinde Kemal Niyazi Seyhun, Mesud Cemil ve kendisi olmak üzere bu eseri üç kemençe ile çalmışlar. Mesud Cemil bu başarılı çalışmaların üzerinde durulmadığını ve unutulup gittiğine değiniyor. Üç ud için çoksesli başka bir eser bestelemiştir.

Sabırlı bir araştırmacı ve kolleksiyoncu olan Çağatay, eski sanatkarlardan pek çok eseri notaya almış, buna Said Halim Paşa kolleksiyonunu da katarak büyük bir kolleksiyon yapmıştır. Müzikolojiye yöneldikten sonra yabancı dillerden kitaplar getirtmiş, incelemiş, değerli makaleler yayınlamıştır. Musiki sanatımızda kurucu, öğretici ve yönetici olarak büyük emeği geçen büyük bir sanatkardır. İstiklal Marşı'nın ilk bestesi de Ali Rıfat Bey'indir.

Operet, marş, fantezi, methal, saz semaisi, oyun havası, beste, şarkı olarak elli beş kadar eseri biliniyor.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır

  Acemaşiran-İstiklal Marşı
  Arazbarbuselik-Anlayan yok nar ı aşkın şiddeti buhranını
  Bayati-Bağrım nice bir atesi hicranına yansın
  Dilkeşhaveran-Kıl saba gönlum perişan olduğun canane arz
  Hicaz-Hüsnü güftarın senin ey mehlika
  Hicaz Medhal
  Hüseyni-Edalı bir yosma kararım aldı
  Hüseyni-Ey şuhi cihan sevdi seni can
  Hüseyni-Memleket Havası
  Hüseyni-Sabahtan kaltım güneş parlıyor
  Mahur-Beni ister ağlat ister sevindir
  Mahur-Bütün dünyaya küskündüm
  Muhayyer-Sıla Türküsü
  Nihavend-Bu tab ile ruhdarı canana bakılmaz
  Nihavend-Gördüm yine bir goncei nadide edayı
  Nihavend-Marş ordunun duası
  Nihavend-Medhal
  Nihavend-Nalendedir ney gibi avazei aşkım
  Nihavend-Acaba söylesem darılmazmı
  Nihavend-Yirmiyedi yirmisekiz buçuktur
  Nihavend-Zülfün görenlerin hep bahtı siyah olurmuş
  Nişaburek-Meyl edip bir gülizare
  Rast-Bana bak hey avanak
  Rast-Bir rehi nareftedir aşkınla puyan olduğum
  Rast-Hep bilirler bizi
  Rast-Medhal
  Segah-Bu şebde cusisi yadınla ağladım durdum
  Sultaniyegah Medhal
  Suzidil-Bir şuhun olur ol dahi dermanı rehi aşkı
  Suzidil-Hengamı visali akıbet ağyare de kalmaz
  Suzidil-Kağıthane Havası
  Suzidil Medhal
  Suzidil-Ruhsarına aybetme nigah ettiğimi
  Suzidil-Saz Semaisi
  Suzidil-Verdim ateş dillere
  Suzidil-Kar etmedi zalim
  Şehnaz-Kız Kurusu
  Tahirbuselik-Saz Semaisi
  Uşşak İlahi-Dostun senden ırak değil
  Uşşak İlahi-Evci himmet güneşi
  Yegah-Vaslında giryan olduğum mazur tut
  Yegah-Saz Eseri
 
Derneğimiz,
11 Nisan 2013 Perşembe akşamı saat 20.30'da Selâhattin Akçiçek Konser Salonu'nda (KONAK) bir konser verecektir. Şef. Özgen KÜÇÜKGÖKÇE yönetiminde gerçekleşecek konserimize tüm musiki severleri bekliyoruz. Konser halka açıktır.
Etkinlikler
Yaşlıya Saygı Haftası
24 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi etkinlikleri kapsamında, Yaşlıya Saygı Haftası konseri gerçekleştirildi.
devamı...
Güzel Sözler

Her gönül bir şarkı söyler.

Şarkılarımız bizim romanlarımızdır.

Ahmet Hamdi TANPINAR

 
Esendere Kültür Sanat Derneği ESDER Resmi sitesidir.
Sitenin tüm içeriği Şenay SARIGÖZOĞLU tarafından hazırlanmaktadır.
55/75 Sokak 19/B Esenyalı - İZMİR
Telefon : 0 232 248 00 53 - GSM : 0 535 470 67 41 - Mail: info@eksd.org.tr
Web Tasarım İzmir, Google Reklam İzmir ReklamTurk   
Balçova İZMİR