Kültür Sanat, Kültür Sanat Derneği
   
Müzik Bilgileri
   
Dış Duyurular
Türk Müziği Konservatuar'larında saz ve ses eğitimi alan öğrencilerin edindikleri teorik bilgileri, pratikte uygulamaları için derneğimizdeki çalışmalarımıza katılımlarını bekliyoruz.
Türk Sanat Müziği Notaları
Bestecilerimizin şarkılarını ve eserlerinin notalarını arşivimizde bulabilir,
Türk Sanat Müziği hakkında derlenmiş bilgilere, Makamlar ve Fasıllar hakkında dökümanlara sitemizden ulaşabilirsiniz.
Türk Müziği Bilgileri
   
 
TANBURİ ALİ EFENDİ
Tanburî Ali Efendi,1836 yılında Midilli adasında doğdu.”Enisefendi-zâdeler”den olup Hâfız Bekir Efendi’nin oğludur.İlkokula başlamadan önce “hâfız” oldu.Zaten ailesinde “hâfızlık” bir gelenek halindeydi.İlk gençlik yıllarında bir kıza gönlünü kaptırmış,ailesinin bütün ısrarlarına rağmen kızı vermemişler. Buna çok üzülen ve bir izzetinefis meselesi yapan Ali Efendi onyedi-onsekiz yaşlarında İstanbul’a gelmiş,Türk Mûsikîsi böylece usta bir mûsikîşinas kazanmış oldu.
İstanbul’da düzenli bir medrese öğrenimi gördükten ve bilgisini ilerlettikten sonra mûsikî çalışmalarına başladı.Tanbur çalmadaki virtüozitesi ,sesinin güzelliği,dinî konulara vukûfu ve okuyuş uslûbunun asaleti nedeni ile Sultan Aziz zamanında saraya alınarak müezzinliğe,daha sonra “Kudüs Pâyesi”verilerek ikinci imamlığa getirildi;1862 yılına kadar bu görevinde kaldı.

Bu hizmeti yirmiüç yıl kadar sürmüştür.Sultan II.Abdülhamid’in tahta geçişinden sonra, 1885’te bilmediğimiz bir sebeple İzmir’e nakletmiş,bir süre Manisa’da oturmuşsa da,sonradan İzmir’e yerleşmiş ve aynı şehirde onyedi yıl yaşadıktan sonra altmışaltı yaşında ve 1902 yılında ölmüştür.

İzmir’de bulunduğu yıllarda bir mûsikî çevresinin oluşmasına çalışmış, Mevlevihâne mensupları ve tanınmış mûsikîşinas Santo Şikari ile mûsikî toplantıları yapmış,öğrenci yetiştirmiştir. Rakım Elkutlu bu yıllarda kendisinden ders almıştır. Hüseyin Mayadağ’ın anılarından öğrendiğimize göre,ölümünden bir hafta önce Rakım Hoca ve bir başka öğrencisi ziyaretine gitmişler. Bir süre oturduktan sonra Ali Efendi,evinin penceresinden gözüken mezarlığı göstererek, “Beni şu köşeye gömün; cemaat dağıldıktan sonra mezarımın başında Sûzidil Ağır Semâi’yi okuyun”diye vasiyet etmiş. Rakım Hoca o zamanlar mezarının yerini biliyormuş. Sonraları çeşitli ihmaller nedeni ile unutulmuş,yapılan araştırmalara rağmen mezarının yeri bulunamamıştır.

Gençliğinde Ali Efendi’den tanbur dersi alan Ferid Kam, onun hakkında oğlu Ruşen Kam’a bazı hatıralarını anlatmış.Ruşen Kam’ın anlattığına göre kısa boylu,hafif şişmanca,tıknaz tipli,mavi gözlü,yüzü çilli ve çiçek bozuğu imiş.

Terbiyeli,sözü-sohbeti dinlenir,bilgili ve alçak gönüllü bir kimseymiş.Güzel yemeklerden hoşlanır,içki kullanmazmış.Yeni yetişen mûsikî heveslilerini kırmaz,tanbur çalması ya da okuması istense nazlanmazmış.

Ali Efendi mûsikî derslerini Enderûni Lâtif Ağa,Yenikapı Mevlevihânesi şeyhi Selahaddin Dede, Kanunî Rıza Efendi ile Sütlüceli Asım Efendi’den aldı.

Tanbur’u ise Küçük Osman Bey’den öğrendi. Öğrendiklerini kendi kabiliyet ve sanat anlayışının süzgecinden geçirerek klâsik Tanbur icrâsının büyük ustalarından biri oldu. Bu büyük usta Aksaray’da,Tanburî Cemil Bey’in amcası Mahmud Bey’in de bulunduğu bir mecliste,daha delikanlılık çağında olan Cemil Bey’i dinledikten ve titreyen elleri ile yüzünü okşadıktan sonra ,

“Evlâdım,bunca senedir bu sazı biraz çalardım; eh! Şöyle böyle biraz yendik de sanırdım.Şimdi seni dinledikten sonra bir daha tanburu elime almayacağım”diyebilmiştir. Eski tanbur icrâsını Cemil Bey’e öğreten de Ali Efendi’dir. İstanbul’un mûsikîsever çevrelerinde çok takdir edilen üstada, Prens Halim Paşa tekkesi düz bir tanbur hediye etmiştir. Mûsikîmizin geleneksel icrâsını iyi bilen, repertuarı geniş,mûsikî kültürü zengin bir hanende olan Ali Efendi etkili bir sesle ve çok güzel bir uslûbla okurmuş.

Bir bestekâr olarak “mûsikîmizin en içli bestekârlarından biridir.Bestelemiş olduğu klâsik şekildeki eserleri ve şarkıları ile samimi bir lirizmin heyecanlarını,coşkunluklarını seslendirmiş olan bu değerli bestekârımız,mûsikîmizin klâsik kaide ve gelenekleri içinde yetişmiş ve bizlere birbirinden güzel eserler bırakmıştır.Bir aşk macerasının mahsûlü olan sûzidil makamındaki beste ve semâi’leri,gerçekten yanan bir gönlün kıvılcım ve alevleri ile örülmüş gibidir. Zaten sûzidil makamı gerek kelime,gerek melodik karakteri bakımından yanan bir gönlün sıcaklığını seslendirmeye en uygun makamlardan biridir..

Nota bilmediği için eserlerini oğlu Tanburî Aziz Mahmud Bey notaya almışsa da,bu koleksiyon Aksaray yangınında yanmış,sonra yeniden derlenmiştir.Kayıp eseri azdır ve günümüze yüz on eseri gelmiştir.Çok seri beste yapabilen velûd bestekârdır; meselâ sûzidil makamındaki takımını bir Ramazan ayı boyunca bestelediği söylenir. Murabba,ağır semâi,yürük semâi,şarkı ve dinî mûsikî formlarının her türünde eser bestelemiştir. Klâsik okulun bütün geleneklerine bağlı olmasına rağmen, eserlerinde bazı yeni buluş ve heyecanların izleri dikkati çeker. Şarkılarında genellikle Hacı Ârif Bey’in etkisi olduğu kabul edilir.

Dr.M.Nazmi Özalp- Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

  Evç-Ah eder inler gönül ol turra-i şeb gün için
  Evç-Ben ağlar idim her gece ol yarim uyurdu
  Evç-Hicrinle gözümden acaba kan mı boşandı
  Evç-Söylemem derdimi hem derdim olan aha bile
  Evç-Suzi firkat dağlar benim
  Evcara-Bir şuha gönül aşık olup derbeder oldu
  Ferahfeza-Nevruzu bahar oldu yine ey güli handan
  Hicaz-Cemiyyetii dil koymadı mestane nigahın
  Hicaz-Hasret oldu yaktı ciğerim
  Hicaz-Samur saçlım nazik edalım
  Hicazkar-Evvel görüşte ey şuh-i gülten
  Hüseyni-Ey türbe-i mesude eya cayi mukaddes
  Hüseyni-İştiyakın hadden efzun oldu gel
  Hüseyni-Nice bir hasret-i canana tahammül edeyim
  Hüseyni-Senden bilirim yok bana bir faide ey gül
  Hüseyni-Şimşiri nigahınla vuruldum
  Hüzzam-Beli ince yüz peçeli
  Hüzzam-Oldu bu üfdadenin her karı güç
  Hüzzam-Tersa güzeli gerdene zünnarını taktı
  Karcığar-Bir taraftan aşıkı derdi gamı yar ağladır
  Karcığar Peşrev
  Karcığar-Şivene yok söz güzelsin
  Muhayyer-Feryada ne hacet yürü bend eyle dehanın
  Muhayyersünbüle-Öyle sermestem ki idrak etmezem dünya..
  Muhayyerzirgüle-Kemal hüsnü veriptir serab-ı nab sana
  Muhayyerzirgüle-Mecnun işidup derdim dağlara düştü
  Neveser-Sayd eyledi bu gönlümü bir gözleri ahu
  Nihavend-Ben aşık oldum bir güle
  Nihavend-Bilmem ani ben gelmedi misli bu diyare
  Nihavend-Bilmezdim özüm gamzeme meftun imişim ben
  Nihavend-Eyledi meysiz bu şeb uşşakı zarı
  Nihavend-Gelin kızlar tiyatroda hora tepelim
  Nihavend-Sevdim yine bir şuh-i dilara pek ilerde
  Nişabur-Ben değil meftun-i hüsnün müptela alem sana
  Nişabur-Kan Ağlamaz mı didesi şuride bülbülün
  Nişabur-Renci hatır vermesin feryad-u efganlar sana
  Nişabur-Yanar ol derdile gönlüm ki yanar ah idemez
  Rast-Anlatayım derdimi didare ben
  Rast-Beni aşka salan yare
  Rast-Geldi eyyam-ı bahar oldu safalar aşikar
  Rast-Milk i dil hükmeyle sultanım senin
  Rast-Ya men yuhibbu eninel abdi finnedemi
  Saba-Sabah oldu gönüller oldu mesrur
  Segah-Dil harab-ı aşkınım sensin sebep berbadıma
  Segah-Suzisi aşk eyledi bağrım kebab
  Sipihr-Açıl ey gonca leb nur eylesin
  Sipihr-Derman aramam derdime gözyaşım silemem
  Sipihr-Düştüm yine sevdasına bir taze civanım
  Sipihr-Kana kana içelim mey kanalım sahbadan
  Sipihr-Kuşe-i gamda nişinim seni sevdim
  Sipihr-Merdum-i dideme bilmem ne füsun etti felek
  Sipihr-Mürg i evç-i uzletin kevn-ü mekan ağlar bana
  Sipihr-Yine bu gece çıkardım sipihre nalenimi ben
  Suzidil-Bilmedik yari ki bizden bu kadar gafil imiş
  Suzidil-Ceyyun arayan dide-i giryanımı görsün
  Suzidil-Her bir bakışında neşe buldum
  Suzidil-Kanı yad-ı lebinle hun-i dil nuş ettiğim demler
  Suzidil Peşrev
  Suzidil Saz Semaisi
  Suzidil-Yandıkça oldu suzan kalbi serer feşanım
  Suzidil-Yıkıldı darb-ı sitemden harab olan gönlüm
  Suzinak-Aşık oldum sana ey gonca dehen
  Suzinak-Dili mahzunumu şad eyle birgün
  Suzinak-Ey hilali ebru kamer talat nigar-ı dilsitan
  Suzinak-Revamı ey peri gülmek
  Şevkefza-Neşesi hatıra geldi nigah-ı dilberinin
  Uşşak-Aşıktan etme cana hicabı
  Uşşak-Aşk oduna yandı gönül hey
  Uşşak-Benim yarim güzeller serveri
  Uşşak-Pertevi hüsnün salarken dehre tab
  Uşşak-Tifli nazım meclis-i rindane gel
  Uşşak-Yok dilde tahammül elem-i firkate artık
  Yegah-Ruhlerin ey gonce leb verdi mutarramıdır
 
Derneğimiz,
11 Nisan 2013 Perşembe akşamı saat 20.30'da Selâhattin Akçiçek Konser Salonu'nda (KONAK) bir konser verecektir. Şef. Özgen KÜÇÜKGÖKÇE yönetiminde gerçekleşecek konserimize tüm musiki severleri bekliyoruz. Konser halka açıktır.
Etkinlikler
Yaşlıya Saygı Haftası
24 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi etkinlikleri kapsamında, Yaşlıya Saygı Haftası konseri gerçekleştirildi.
devamı...
Güzel Sözler

Her gönül bir şarkı söyler.

Şarkılarımız bizim romanlarımızdır.

Ahmet Hamdi TANPINAR

 
Esendere Kültür Sanat Derneği ESDER Resmi sitesidir.
Sitenin tüm içeriği Şenay SARIGÖZOĞLU tarafından hazırlanmaktadır.
55/75 Sokak 19/B Esenyalı - İZMİR
Telefon : 0 232 248 00 53 - GSM : 0 535 470 67 41 - Mail: info@eksd.org.tr
Web Tasarım İzmir, Google Reklam İzmir ReklamTurk   
Balçova İZMİR